GİRİŞ
Günümüzde katkı maddeleri her tür pişirilmiş unlu mamulde
değişik amaçlarla kullanılmaktadır. Un işleme ajanları ile
ürün kalitesinde istenilen gelişmeler sağlanmakta ve tüketime
sunulan ürünün değeri artmaktadır. Un işleme ajanları hamurun
kıvamının ve gelişmesini olumlu yönde etkileyerek, farklı
üretim çeşitlerine hamurun adapte olmasını sağlamaktadır.
Bu maddeler hamurun pH'sını ve enzim aktivitesini düzenleyerek,
fermentasyonu hızlandırmakta ve işlenmeye karşı dayanıklılığını
artırmaktadır. Un işleme ajanları kapsamına giren katkı
maddelerinden biri de ''benzoil peroksit''tir. Günümüzde
ABD'de en fazla kullanılan un ağartma ajanı benzoil peroksit
(C14H10O4)'dir.
Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF)
Başkan Yardımcısı Sıtkı Yılmaz, kanserojen etkisi nedeniyle
tüm AB ülkelerinde kullanımı yasak olan 'Benzoil peroksit'in,
Türkiye'de unların beyazlatılmasında yoğun olarak kullanıldığını
bildirdi. Yılmaz, yaptığı yazılı açıklamada, hormon ve
zirai mücadele ilaçlarının, yasal sınırlarla belirlenen
miktarlarda, gerekli zamanlarda, tekniğine ve gereğine
uygun, bilinçli şekilde kullanılması gerektiğini belirtti.
UN AĞARTICILAR
Öğütme işleminde, hububat taneleri iki taş arasında ezilerek
öğütülmektedir. Bu basit işlem taneden kepek, alöron,
tohum, endosperm gibi kısımların ayrılmasını sağlamaktadır.
Una ilk öğütüldüğünde daha açık bir renk vermek amacıyla
kepek parçacıkları elenerek uzaklaştırılmaktadır. Günümüzde
kullanılan öğütme işlemleri ile unun elenmesi çok daha
kolay ve ekonomik olmaktadır. Bütün bu kolaylıklara rağmen
değirmencilerin istenilen kalitede beyaz un elde edebilmeleri
amacıyla yapılan çalışmalarda, una renk veren maddelerin
lipitler olabileceği saptanmış ve hegzan gibi çözgen sistemleri
ile unun ekstrakte edilmesi sonucunda elde edilen ilk
bileşenin karoten olduğu, ekstraktın geri kalanını ise
ksantofillerin oluşturduğu belirtilmiştir. Günümüzde unu
ağartmak için kullanılan yükseltgenler lipofiliktir.
Çizelge: Bazı yükseltgen maddelerin kimyasal
yapıları ve reaksiyon ürünleri (Stauffer, 1990).
| Un Ağartıcılar |
Kimyasal Yapısı |
Reaksiyon Ürünü |
| Benzoil peroksit |
C6H5C(=O)OOC(=O)C6H5 |
C6H5COOH |
| Klor |
Cl2 |
Cl- |
| Aseton peroksit |
(CH3)2C(OH)(OOH) |
CH3C(=O)CH3 |
Un Ağartma maddelerinin kullanımı açısından
muhtemel tehlikeleri şöyle sıralayabiliriz:
1) Katılan miktarı kontrol etmek mümkün
değildir.Türkiye'de 1000'den fazla un fabrikası yanında
küçük kapasiteli imalathane tipi tesisler de oldukça fazladır.
Pek çok firmada eğitimli teknik eleman yerine ustalar
görev yapmaktadır. Pazarlayıcı firmaların teşviki ile
bu tesisler kalitesiz unların düzelteceği ümidiyle gelişi
güzel, gereksinimden fazla ağartıcı kullanarak un niteliğini
bozabilirler.
2) Makarnalık buğdaylardan yan ürün olarak
elde edilen irmik altı unlarının sarımsı rengini gidererek,
daha pahalı olan ekmeklik un yapabilmek için un ağartıcılarını
bol miktarda katarak rengini beyazlatmaya caIışabi1irIer.
3) Ağartıcı kullanmadan belirli süre bekleterek
kaliteli özel un üreten firmalar ile ağartıcı kullanarak
tüketiciyi yanıltan ve haksız kazanç sağlamaya çalışanlar
piyasaların dengesini bozup, güvenini kötüye kullanabilirler.
4) Ülkemize dışarıdan ithal edilecek bu
maddelere gereksiz yere döviz ödeneceği gibi iç piyasada
haksız rekabet ve tüketiciyi aldatmak amacıyla (kalitesiz
ve zararlı katkı maddesi üretip ucuz pazarlayanlar gibi)
satıcılar ve yeni problemler ortaya çıkacaktır. Bunların
kontrolü ve önlenmesi bugün olduğu gibi hemen hemen imkansız
görülmektedir.
Avrupa Birliğinin listelerinde bu maddeler yer almamaktadır.
Un ağartma maddesi olan ''Benzoil peroksit'' ile ''Azodikarbonamid''
ve ''Potasyum bromat''ın Türkiye'de unlara katılması için
hiçbir makul ve geçerli sebep olmadığı yukarıda belirtilen
hususlar dikkate alınarak un tebliğinde yer verilmemesi
gerektiği kanısındayız.
Söz konusu maddenin Codex Alimentarius' ta kullanım değeri
olduğu halde, A.E.T Codex' inde bu maddeye yer verilmemektedir.
Kaldı ki bu ülkelerde ilgili sağlık kuruluşları her iki
madde içinde onay vermemektedir.
Bazı A.E.T ülkelerinde üretimi olan bu maddelerin kullanımı
sadece ihraç kayıtlı buğday unları için serbesttir ve
çok sık denetlenmektedir.
Benzoil peroksit (E928): Dünya'daki
bazı ülkelerce, un üretiminde beyazlatıcı olarak kullanımına
izin verilen bir katkı maddesidir. Ancak AB ülkelerinde
kullanımı yasaktır. Avrupa Birliği ülkelerinde kullanımı
yasaklanmış olan bu maddenin Amerika Birleşik Devletleri'nde
Gıda ve İlaç İdaresinin (FDA) onayı ile halen beyazlatıcı
olarak kullanımına izin verildiği de bilinmektedir.
Ülkemizde ise AB ile uyumlu olan Türk Gıda Kodeksi - Renklendiriciler
ve Tatlandırıcılar Dışındaki Katkı Maddeleri Tebliği'nde
izin verilen katkı maddeleri arasında benzoil peroksit
bulunmamaktadır. Bu nedenle Benzoil peroksit' in sadece
ekmekte değil, tüm gıdalarda kullanımı yasaktır.
Geçmiş yıllarda "Benzoil Peroksit" konusunda
yapılan ihbar ve şikayetler ile yazılı basında yer alan
haberler nedeniyle, Bakanlığımızca, unlarda beyazlatıcı
olarak kullanımına izin verilmeyen bu katkı maddesinin
kullanımını kontrol etmek amacıyla denetimler artırılmıştır.
Yapılan denetimde alınan un numunelerinin analiz sonucuna
göre Benzoil peroksite rastlanmamıştır.
TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Petek Ataman, uluslararası
kodekste limitler dahilinde bu maddenin kullanımına izin
verildiğini, ABD'de kullanıldığını, ancak AB ve Türkiye'nin
kullanımını uygun bulmadığını belirtti.
Ekmeğin Türkiye için çok önemli bir ürün
olduğuna ve ciddi bir rant kavgası yaşandığına, bu konuda
bilimsel verilere dayanmayan haberler yapılmasının halkta
gereksiz paniklere yol açtığına işaret eden Ataman, yapılan
uluslararası toksikoloji araştırmalarında da bu maddenin
kanserojen etkisi olduğuna dair bir tespit bulunmadığını
vurguladı.
KULLANILMAMASI GEREKİR
Katkılar ve bulaşanlar konusunda, Dünya
Sağlık Örgütü (WHO) ve Birleşmiş Milletler Tarım ve Gıda
Teşkilatı FAO'nun ortak uzmanlık komitesi JECFA' nın toksikolojik
çalışmalar yaptığını anlatan Ataman, şu bilgiyi verdi:
"Merkezi Roma'da olan bu komitenin
uzmanlık alanı, katkılar ve bulaşanlar. Bunlarla ilgili
kısa ve uzun vadeli toksikolojik çalışmalar yapıyorlar.
Sonuçta da alınabilir güvenli dozları tespit ediyorlar.
Bu dozları dikkate alarak her ülke kendi limitlerini belirliyor.
Uluslararası kodeks standartlarına girerseniz, halen benzoil
peroksitin uluslararası ticarette yasal olarak kullanılabileceğini
görürsünüz. JECFA çalışmalarını yeniliyor. ABD Gıda Dairesi
FDA, benzoil peroksit kullanımını uygun buluyor. Ama Avrupa
her konuda biraz daha temkinli olduğu için kullanmamış.
Türkiye de AB'ye uyum çerçevesinde kullanımını yasaklamış.
Dolayısıyla kullanılmaması gerekir."
Söz konusu maddenin "un muamele ajanı"
olarak değerlendirildiğini, ekmeği beyazlatma yanında,
hamurun yapısını değiştirerek kalitesiz buğdaydan daha
kaliteli görünen ekmek yapma olanağı verdiğini belirten
Ataman, şöyle devam etti:
"Türkiye'de yıllardır bu katkı maddesinin
kaçak olarak kullanıldığı söylene gelir. Tarım Bakanlığı'nın
bir tespiti var mı bilemiyorum. Bakanlığın laboratuvar
olanakları bu maddenin tespiti için yeterli, ama bu bütçe,
bu kadro ve bu olanaklar ile yeterli denetim yapmasına
zaten olanak yok. Rutin analiz yapılamıyor."
TERCİH: ESMER EKMEK...
Buğday kalitesinde yaşanan sorunlar ve tüketici beklentileri
nedeniyle ekmekte katkı maddesinin kullanımının kaçınılmaz
hale geldiğine işaret eden Ataman, limitler dahilinde
kullanımı halinde hiç bir katkı maddesinin insan sağlığına
olumsuz etkilemesinin mümkün olmadığını vurguladı.
Diğer taraftan ekmeğin beyazlatılması ile
buğdayda faydalanılması gereken besin öğelerinin kaybolduğunu
da belirten GMO Başkanı Petek Ataman, tüketicilere, daha
lifli, kepek içeren esmer ekmeği tercih etmelerini önerdi.
TÜRK TOKSİKOLOJİ DERNEĞİ: KANSEROJEN
ETKİSİ YOK !
Türk Toksikoloji Derneği Başkanı Prof.
Dr. Nurşen Başaran da benzoil peroksitin kanserojen etkisi
olduğuna ilişkin herhangi bir bulguya rastlanmadığını
bildirdi.
Başaran, yanlış bilgi nedeniyle C vitamininin
bilimsel kod adının bile kanserojen madde olarak kamuoyuna
sunulduğuna işaret ederek, benzoil peroksitin, halen ABD,
Güney Amerika, İngiltere, Kanada'da un ve peynir beyazlatma
işinde kullanıldığını ve tavsiye edildiğini söyledi. Bu
maddenin ağartma işinde kullanılırken benzoik asite dönüştüğünü
ve tamamen güvenli hale geldiğini anlatan Başaran, aynı
maddenin polimer üretiminde, gıda ağartıcısı olarak, lastik
sanayiinde, peroksit taşıyan diş ürünlerinde, akne ilaçlarında
da bulunduğunu belirtti.
Başaran, şu bilgiyi verdi:
"Benzoil peroksit, Uluslararası Kanser
Birliği olarak 3. grupta değerlendiriliyor. İnsanlarda
kanser yapıcı olarak sınıflandırılmıyor. Deney hayvanlarında
da çalışmalar çok sınırlı. Almanya'da deriyi çok hafif
etkilediğine ilişkin kayıtlar var, ama kanserojen etkilerine
rastlamadık. Türkiye'de mevzuat izin vermediği sürece
kullanılmamalı. Başka etki yaptığı için kullanımına izin
verilmemiştir. Ama kanseryapıyor diye sansasyon yaratmamak
lazım."
SONUÇ
''Kanserojen etkisi nedeniyle tüm AB ülkelerinde kullanımı
yasak olan benzoil peroksit, ülkemizde unların beyazlatılmasında
yoğun olarak kullanılmaktadır. Bu maddenin kullanımı,
hem sağlık açısından tehlikeli hem de rekabet açısından
büyük haksızlık yaratıyor. Yapılan uluslararası toksikoloji
araştırmalarında bu maddenin kanserojen etkisi olduğuna
dair bir tespit bulunamamıştır.
KAYNAKLAR
Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı Web Sitesi.htm
Adapazarı Fırıncılar Odası
Prof. Dr. Tomris ALTUĞ, Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi
Gıda Mühendisliği Bölümü , Gıda Katkı Maddeleri , İzmir-2001.
|