GİRİŞ
Uzak doğu ülkelerinde 5.000 yıldır tüketilmekte olan soya,
20. yüzyılda Avrupa ülkelerinde ve ABD'de değeri anlaşılmaya
başlanmış bir bitkidir. Önceleri yüksek protein değeri nedeniyle
yem sektöründe yaygın olarak kullanılan soya, son yıllarda
gıda sektöründe de yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır.
Dünyada en çok üretilen yağlı tohum olan soya, aynı zamanda
en çok tüketilen yağ ve protein kaynağıdır. Son olarak günde
25. gr Soya proteini tüketilmesinin kolesterolü düşüreceği
ve kroner kalp hastalıkları riskini azaltacağı görüşü, 50
bağımsız araştırmanın sonucu olup ABD Tarım Bakanlığı Gıda
ve İlaç İdaresince (FDA) 1999 yılında kabul etmiştir. Böylece
tüm dünyada soya gıdası konusunda pek çok kuruluş araştırma
ve üretim çalışmalarına ağırlık vermeye başlamıştır.
Yeni bin yılda insan beslenmesinde en önemli ve alternatifsiz
bir ürün olma özelliği taşıyan soyanın çeşitli ürünlerinin
kullanımı çok farklı gıda ürünlerinde hızla artmaktadır.
Türkiye'de de önümüzdeki yıllarda soya, pek çok sektöre
ham madde ve yardımcı madde sağlayan ürün olacaktır.
SOYA NEDiR ?
Soyanın önemini önce Çinliler fark etmiştir. M.Ö. 2838'e
ait bir kayıtta, Çin'de "Kutsal bitki" olarak
rastlanıyor soyaya. İnsanoğluna faydası saymakla bitmeyen
soya, yapılan araştırmalarda hayvansal gıdalara denk protein
yapısına sahip tek bitki olarak belirlenmiştir.
Türkiye'de yıllık 16 milyon MT buğday üretilmektedir.
Yıllık kişi başı buğday unu tüketimimiz 150 kg.dır. Ancak,
buğdayın kalitesinin düşük olması nedeniyle kaliteli buğday
ithalatının da cazip ve ekonomik olmayışı nedeniyle üretilen
buğday unlarının randımanını ve kalitesini artırmak için
tüm unlu mamullerde "soya unu kullanımı" kaçınılmazdır.
Soyadan, bugün bilindiği kadarıyla 250 küsur çeşit endüstriyel
ürün elde ediliyor. Bunların arasında altın değerindeki
petrol yan ürünleri de bulunuyor. Kendisinden elde edilen
ürünler ve yetişme şartlarının kolaylığı, hastalıklara
direnci dikkate alındığında, soya, bir ülkenin kaderini
değiştirecek stratejik bir bitki olarak karşımıza çıkıyor.
Soya proteinleri kalp hastalığı ve kanser gibi bir çok
kronik hastalıkla savaşmada önemli rol oynamaktadır. Yapılan
çalışmalar soya proteinlerinin kandaki kolestrolü düşürdüğünü
göstermiştir. Soya katkılı gıdaları sıkça alanların kansere
yakalanma olasılığı, diğerlerine oranla çok daha azdır.
Bilim adamları, soya proteinlerinin, böbrek hastalarının
beslenmelerinde önemli bir yere sahip olduğunu vurgulamaktadır.
SOYANIN ELDE EDİLİŞİ
Soya, papilionaceus çiçek familyası ya da leguminous bitki
familyasının bir üyesi olup, uzunluğu 80-100 cm.’ye kadar
ulaşabilir. Fasülye taneleri 3-5 cm. büyüklüğündeki keseciklerin
içinde gelişir ve her keseciğin içinde yaklaşık olarak
2-3 fasülye bulunur.
Hasat mevsiminde toplanan soya fasülyesi hiçbir işlem
yapılmadan nakliye araçlarına yüklenir ve işleme birimlerine
aktarılır.
Hedefine ulaşan fasülyeler araçtan indirilip yağ değirmenlerine
taşınır. Temizlendikten sonra özel makinelerde parçalanarak
ince tabakalara ayrılır. Bu işlemler yağ hücrelerinin
direncini kırdığı gibi, yağı çıkarılacak ürünün yüzeyini
de genişletir.
Daha sonra, fasülyenin bünyesinde barındırdığı yağ uçucu
özellikte bir çözücü kullanılarak ekstrüzyon yöntemi kullanılarak
çıkarılır. Kullanılan bu çözücü distilasyon (damıtma)
yöntemi ile kolaylıkla elimine edilebilir.
Ardından gelen rafinasyon işlemi ile tat ve koku veren
bütün maddeler ayrılır. Bütün bu kırma ve rafinasyon işlemleri
soya fasülyesinin doğal bileşenlerini korumak amacı ile
büyük bir titizlikle kontrol edilir.
Soya fasulyesi son derece besleyici, çok çeşitli kullanım
alanı ve özellikleri bulunan bir gıdadır.
Bu işlemlerden geçirilen yağ, sofra yağı ve kızartma yağı
olarak mutfaklarda kullanılabileceği gibi margarin, mayonez
ve çeşitli sosların üretiminde temel hammadde görevini
görecek, kek, kurabiye, bisküvi, kraker gibi çeşitli hazır
unlu mamullere lezzet katacaktır.
SOYA UNU
ABD ve Avrupa ülkelerinde soya fasulyesi kavrulmakta ve
daha sonra öğütülerek soya unu elde edilmektedir. Soya
unu, unlu mamullerin üretiminde çok yaygın olarak kullanılmaktadır.
Soya unu yağsız %50 protein içermektedir ve mükemmel bir
besin kaynağıdır. Unlu mamullerde kullanıldığı zaman bayatlamayı
geciktirici bir özelliği de vardır.
Soya fasulyesinin kavrulup öğütülmesiyle elde edilen soya
unu, yüksek nitelikli protein açısından zengin olmakla
birlikte; mükemmel bir demir, kalsiyum ve B vitaminleri
kaynağı. Nişastası az olduğundan mayalı ürünlerde toplam
unun yüzde 20'si oranında un kullanılmalı. Pişirme ve
kızartma sırasında hamurun su tutma özelliğini de artırdığından,
elde edilen ürünler daha nemli oluyor. İçeriğindeki yağ,
lif ve şeker; ortaya çıkan ürünün iç kısmına yumuşaklık
veriyor. Yapısındaki çözünür protein, bol yağda kızartılan
ürünlerin yağ çekme oranını azaltıyor.
Keklerde soya unu kullanıldığında yumurta ve süt miktarını
azaltmak gerekir. Soya unu muhallebi, pasta, kek ve erişte
yapımında kullanılabilir.
Soya unu genellikle ticari olarak unlu mamuller üretiminde
kullanılmakla beraber, son zamanlarda evlerde üretilen
unlu mamullerde de popüler hale gelmiştir. Özellikle evlerinde
hazırladıkları unlu mamullerde et proteinini arzu eden
vejetaryenler, bu ihtiyaçlarını soya unu ile gidermektedirler.
Soya unu ayrıca karışımı nemlendirmekte ve fındık veya
ceviz aromasında çok lezzetli bir tat vermektedir.
Enzim barındırmayan aktif soya fasulyesi ununun özellikleri,
ısıtma işleminin miktar ve derecesine göre değişiklik
göstermektedir. Tipik olarak üç ayrı derecede un üretimi
yapılmaktadır.
Hafif ısıtma-Beyaz soya unu-PDI 60-80
Orta ısıtma-Pişirilmiş soya unu-PDI 30-50
Yoğun ısıtma-Kavrulmuş soya unu-PDI 10-20
Solventi çıkarılmış tabakalar öğütülerek doğrudan un yapılırsa
tabakalarda bulunan enzimler bozulmaz.
Uygulanan ısı miktarı proteinin undaki çözünürlüğünü etkiler.
Bu PDI (Protein Dağılım Endeksi) ile gösterilir. Isıtılmamış
unda proteinin yaklaşık %90'ı suyla ekstrakte edilebilir;
çok ısıtılmış unda ise proteinin sadece yaklaşık %15'i
suda çözünür. Bu değişim, unlu gıdalarda işlevlerde önemli
farklılıklara yol açar ve belirli bir uygulama için soya
unu seçiminizdeki başlıca faktörlerden biri olmalıdır.
Tam yağlı soya unu, işlenerek yağı alınmış veya düşük
yağlı soya unlarına göre daha yüksek oranda yağ bulundurur.
Yağsız soya unları da yüksek derecede protein kaynağıdır.
Soya ununun nişastası azdır ve bu yüzden mayalanmış ekmeklerde
tamamen buğday veya çavdar ununun yerine kullanılmaz.
Mayalanmamış ürünlerde, toplam unun %20'si oranında soya
unu kullanılabilir. Soya unu diğer unlardan daha ağırdır
ve çok fazla oranda kullanılırsa üründe çok katı bir sonuç
verir.
Soya unu kızartmalar esnasında, yağın emilmesini önlemeye
yardımcı olur. Araştırmalar gösteriyor ki, soya unundan
hazırlanmış hamur işleri ve gözlemeler, diğer tip unlardan
hazırlananlara göre, kızartma sırasında açık bir oranda
daha az yağ emiyor. Soya unu, ürünü nemli tuttuğu için,
mikrodalga fırında pişirmek için de çok uygundur. Soya
unu, doğal ürünler satan mağazalarda ve süpermarketlerde
yaygın olarak bulunmaktadır.
SOYA UNLARININ UNLU GIDALARDAKİ ÖZEL
KULLANIMLARI:
Soya unu bileşenlerinin işlevselliği:
Soya unu sadece bir muhteva değildir, değişik etkileri
olan çeşitli bileşenlerden oluşur. Bu bileşen işlevleri,
kullanılan soya unu çeşidine göre de değişiklik arz eder.
Bu yüzden, en iyi yöntem mevcut işlevlere bakmak, ardından
her bir unlu gıdada hangilerini kullanacağımıza karar
vermek ve son olarak da o özelliği veren soya unu çeşidini
seçmektir.
Soya unu, unlu gıdalarda pek çok değişik etki yapabilir
(Şekil 2.1). Unlu gıdanın protein içeriğini arttırmak
için, ısıyla bozulmuş olsun veya olmasın mevcut bütün
protein işlevseldir. Diğer taraftan, nemli bir unlu gıda
oluşturmak için emülsifikasyonda (kek hamurlarında olduğu
gibi) veya tutma suyunda sadece çözünür protein aktiftir.
Lesitin, hamurdaki yağın emülsifikasyonuna yardımcı olur.
Ayrıca, pişen ürünün tavadan veya tepsiden ayrılmasına
da yardımcı olur.
Lipoksidaz undaki karotenoid renkleri ağartır (bugün,
sık olmamakla birlikte endişe edilen bir durum), fakat
daha önemli bir işlevi hamurdaki glütene güç ve tolerans
katmaktır. Soya ununda bulunan yağ, lif ve belirli bir
ölçüde şekerler ürünün iç kısmına bir miktar yumuşaklık
verir. Son olarak, çözünür protein, kek donutlar gibi
ürünlerin derin tavada yağda kızartılması sırasındaki
yağ alım miktarını azaltır. Yüzeyi kapatma tabiri bu olayın
tam bir tarifi olmamakla birlikte fiziko-kimyasal açıdan
bakıldığında bu etkiyi tanımlamanın kolay bir yoludur.
Şekil 2.1. Soya unu bileşenlerinin işlevleri :
SOYA UNUNUN İŞLEVLERİ
Özellik Sebebi
Protein takviyesi Emülsifikasyon Su bağlama Glüten güçlendirme
Yumuşatma Ağartma Tavadan ayırma Yüzeyi kaptma Bütün proteinler
Çözünür protein, lesitin Çözünür protein, lif Lipoksidaz
Yağ, lif Lipoksidaz Lesitin Çözünür protein
Ekmekte Soya Unu:
Soya ununun ekmekteki ana işlevleri protein takviyesi
ve glüten güçlendirmedir. Belirli durumlarda dikkate alınan
tali etkileri ise su bağlama ve iç renk ağartmadır. Esas
ilgilendiğiniz husus protein takviyesi ise lezzet açısından
uygun herhangi bir soya unu bu işi görür.
Hamurunuzun dayanıklılığını ve karıştırma toleransını
arttırmak isterseniz enzimle-aktif soya unu gereklidir.
Lipoksidaz, etkisini taşımak için substrat olarak yağ
gerektirir; bu yüzden, düşük yağlı bir ekmek hamuru tarifi
kullanıyorsanız muhtemelen %0,5-1 tam yağlı enzimle-aktif
un istersiniz. Hamurda %3 gevrekleştirici varsa aynı seviyede
yağı alınmış enzimle-aktif un bu işi yapar. Ağartma ile
ilgiliyseniz aynı tavsiyeler geçerlidir. Protein takviyesi
için %5-10 yağı alınmış soya unu kullanılmalıdır. PDI
70 veya daha iyiyse, çözünür protein, pişme sırasında
suyu somunun içinde tutarak iyi muhafaza eder (daha yavaş
sertleşme) ve daha nemli bir ekmek elde edilmesini sağlar.
Diğer taraftan, kızartılmış soya unu (PDI'sı 20 civarında),
ekmeğe, fındığa benzer hoş bir tat verir.
Şekil 2.2. Soya ununun ekmekteki işlevleri:
EKMEKTE SOYA UNU
İşlev Yapan
Protein takviyesi Glüten güçlendirme Su bağlama Ağartma
Bütün proteinler Lipoksidaz Çözünür protein Lipoksidaz
Emülsifikasyon Yumuşaklaşma Tavadan ayrılma Lesitin Yağ,
lif Lesitin
Şekil 2.2’te, istenen etkiyi elde etmek için hangi unların
kullanılacağı daha spesifik olarak gösterilmiştir. Soya
ununda çeşitli işlevler farklı muhteviyata bağlı olmakla
birlikte bütün bunların tek bir bileşen halinde nasıl
bir araya getirilebileceği kolayca görülmektedir. Bu,
%6 seviyesinde lesitinli bir tam yağlı un ya da %6 lesitin
ile %15 yağ içeriği elde etmek için lesitin ve soya yağıyla
karıştırılmış yağsız beyaz un (PDI>70) olabilir. Bu
un, en iyi sonuç için beyaz veya sarı keklerde %3-6 seviyesinde
kullanılmalıdır. Daha yüksek miktarda soya unu kullanarak
yumurta ve süt katı maddesi miktarı yarıya düşürülebilir.
Bu değişikliği yaptığınızda hamur viskozitesini sabit
tutmak için her bir birim soya unu için yaklaşık bir birim
su ilave etmeniz gerekir. Daha yoğun ve nemli bir kek
için %2-5 seviyesinde yağsız beyaz soya unu (PDI>70)
ilave edebilirsiniz. Yine, daha fazla su gerekir ve aynı
nihai hacmi elde emek için kullanılan maya miktarını da
arttırılmalıdır.
SOYA KATKILI EKMEK İLE BESLENME YETERSİZLİĞİNE ÇÖZÜM
NORMAL EKMEK %5 SOYA KATKILI EKMEK
Protein 27.7 gr. 31.2 gr.
Kalsiyum 3.8 mg. 5 mg.
Demir 2.1 mg. 3 mg.
Potasyum 223 mg. 428 mg.
A vitamini Yok 9 ünit
B1 vitamini 0-19 mg. 0-27 mg.
B2 vitamini 0-14 mg. 0-17 mg.
Belki de en yaygın olarak kullanılabilecek
soyalı ürün olan soya unu, ekmekte ya da her türlü hamur
işinde, buğday ununa % 10-20 oranında katılarak tüketilebilir.
Soya ununun protein içeriği % 50 oranında olduğundan,
bünyesine katıldığı unlu ürünleri zenginleştiren ve bayatlamayı
geciktiren bir etki yapmaktadır. Karışımı nemlendirmesi
mikro dalga fırında pişirilmesini kolaylaştırırken, daha
az yağ emmesi de bir tercih sebebi oluyor. Soya ununu
sadece hamur işlerinde kullanmakla kalmayıp, her türlü
çorbalara ve yemeklere birer kaşık katarak da tüketebilirsiniz.
Çocuk gelişimindeki yararları yanında, yaşlı insanların
sağlığı için de oldukça etkili bir yol olur bu uygulama.
Patates 2
Süt 5
Pirinç 8
ekmek 10
Unlu Mamüller 12
Yumurta 12
Et 18
Balık 25
Peynir 25
Soya Unu 50
Tablo: 100 gr. üründe ortalama protein
miktarı (gr)
Normal ekmeğe %5 katılan soya unu bayatlamayı
3-4 günden 10-15 güne çıkarıyor. Böylece günde 27 milyon
ekmek çöpe atılmaktan kurtuluyor. Basit bir hesapla bu
şekilde, yılda 4 milyon ton yani 1 milyar dolarlık buğday
israfı önlenebilir. Türkiye buğday ithal eden değil ihraç
eden bir ülkeye dönüşebilir.
Soya Fasülyesi Proteinleri Şu Özelliklere
Sahiptir:
* İnsan vücudunun ihtiyaç duyduğu aminoasitler
açısından mükemmel bir denge oluşturmaktadır. Pek çok
gıda maddesinde en azından bir aminoasit eksikliği görülür.
(Örneği ekmekte lisin, ette ise metionin amino asitleri
bulunmamaktadır.)
* Protein etkinlik katsayısı çok iyidir
(2-2.3) ve sindirimde kullanım katsayısı da 82'nin üzerindedir.
* Bakteriolojik çökme için idealdir.
* Kolestrol içermez.
* Lipit bulunmaması onları yiyeceklerimiz
açısından daha da önemli bir konuma getirmektedir. Çünkü
bu sayede daha fazla proteini az kalori alarak tüketebiliyoruz.
İçerdiği B1 vitamini oranı ete kıyasla daha yüksektir.
SONUÇ
Soya fasulyesinin kavrulup öğütülmesiyle
elde edilen soya unu, protein açısından zengin olmakla
birlikte, mükemmel bir demir, Ca ve B vitamini kaynağıdır.
Unlu mamullerde özellikle ekmekte kullanıldığı zaman bayatlamayı
geciktirmektedir. Soya unu ekmeğe gluten güçlendirici,
su bağlayıcı, ağartıcı ve yumuşaklaştırıcı fonksiyonlar
kazandırmaktadır.
REFERANSLAR
Zir. Yük. Müh. Ahmet Nedim Nazlıcan/ Soyalı
ürünler/CİNE TARIM DERGİSİ
Besler Soya Yem ve Gıda San. Tic. A.Ş.htm
www.afiyetolsun.net-Ayın Dosyası- Soya
www.bilimveteknoloji.com/Bitkisel Altın Soya
www.bitkisel-tedavi.com/Lesitin(Soya).htm
www.bugdaydan.com/ Kemiksiz Et: Soya/Ahmet Nedim Nazlıcan
www.lezzet.com/Mucize Bitki Soya
|