|
Organik Tarım: Organik Tarım (Biyolojik, Ekolojik
Tarım): Tarımsal üretimin insana ve çevreye zarar vermeden
gerçekleştirildiği, ekolojik sistemde sentetik kimyasallar
ve bu kimyasalların hatalı uygulamaları sonucu kaybolan
doğal dengeyi yeniden kurmaya yönelik bir tarım yöntemidir.
Organik tarım bir “alternatif tarım” yöntemi değildir.
Geleneksel tarımın, günümüz teknoloji ve koşullarında
uygulanmasıdır. Konvansiyonel tarım ise “sentetik kimyasal
tarım” olarak ifade edilmelidir. Sürdürülebilir, IPM,
alternatif, iyileştirilmiş tarım yöntemleri organik tarım
olarak değerlendirilemez. Bu tarım yöntemlerinde sentetik
kimyasalların kullanımı kontrol altına alınırken organik
tarımda sentetik kimyasal girdiler kullanılmamaktadır.
Gelişimi: Avrupa’da 1910 ‘larda uygulanmaya başlamış,
kontrollü üretim ise 1930’lu yıllarda yaygınlaşmıştır.
Danimarka, İngiltere ve İsviçre Avrupa’da biyolojik tarımın
temellerini atan ülkeler olmuşlardır. 1970’li yıllarda
ticari anlamda önem arz etmeye başlamıştır. 1972 yılında
Almanya’da “Uluslararası Ekolojik Tarım Hareketleri Federasyonu’nun
(IFOAM)” kurulması ile daha düzenli hale gelmiştir. IFOAM
(International Federation of Organic Agriculture Movements)’
ın temel fonksiyonu, dünyada organik tarımla ilgili bilgi
ağının koordinasyonu olarak tanımlanabilir. Avrupa orjinli
firmaların talepleri doğrultusunda 1984-85 yıllarında
ülkemizde organik tarım başlamıştır. 1992 yılında “Ekolojik
Tarım Organizasyonu Derneği (ETO)” kurulmuştur. Avrupa
Birliği, ilk organik ürün yönetmeliğini 24 Haziran 1991
tarihinde yayımlamıştır. Bu yönetmelik yanızca bitkisel
ürünleri kapsamaktadır. Daha sonra hayvansal üretimi de
içine alan “Organik tarım Yönetmeliği” 24 Ağustos 2000
tarihinde yayımlanmıştır. Ülkemizde “Bitkisel ve Hayvansal
Tarım Ürünlerinin Ekolojik Metotlarla Üretilmesine İlişkin
Yönetmelik” 18 Aralık 1994 tarihinde ve “Organik Tarımın
Esasları ve Uygulamasına İlişkin Yönetmelik” de 11 Temmuz
2002 tarihinde yayımlanarak yürürlüğü girmiştir. Bölgelere
göre incelendiğinde Ege yüzde39, Akdeniz yüzde 24, İç
Anadolu ise yüzde11 üretim oranlarına sahiptir. Çiftçi
sayısı dağılımda Ege 6.123, Karadeniz 2.800, İç Anadolu
2.017; üretim alanlarında Ege 42.500 ha, İç Anadolu 34.000
ha ve toplam üretim dağılımında ise Ege 80.400 ton, Marmara
79.600 ton ve Güney Doğu Anadolu 43.500 ton değerleri
ile karşımıza çıkmaktadır. Dünyada üzerinde 120 ülkede
17.2 milyon ha alanda organik üretim yapılmaktadır. Avustralya
7.7 milyon ha, Arjantin 2.8 milyon ha ve İtalya 1 milyon
ha alan ile önde gelen ülkelerdir. Avrupa’da toplam üretim
alanı 3.8 milyon ha ve organik tarım toplam tarım alanın
yüzde2.8 ine tekabül etmektedir.
Neden Organik Tarım: Sağlıklı ve uzun yaşam doğal
gıdaların tüketilmesiyle mümkündür. Konvansiyonel (Organik
tarım metodu dışındaki tüm geleneksel metotlar) tarım
sayesinde dünya gıda üretimi bir miktar artmakta ancak
toprak-su ve atmosfer oldukça hızlı kirlenmekte ve sonuçta
insan yaşamı olumsuz etkilenmektedir. Bu şekilde giderse
toprak daha ne kadar insanlığa hizmet verebilir? Hiç kuşkusuz
bu süre, sanılandan çok daha kısa olacaktır. Her geçen
gün hızla tükenen dünyamızda doğal kaynakların dengeli
kullanımını ve uzun vadede ekonomik gelişimini hedefleyen
yeni bir tarımsal anlayış modelinin uygulamaya konulması
gerekmektedir. Bu gereklilikten ötürü “Organik Tarım”
kaçınılmazdır.
Gelişmiş ülkelerdeki Pazar fırsatları, gelişmekte olan
ülkeleri organik tarıma yöneltmektedir. Organik tarım
ürünleri, diğer konvansiyonel tarım ürünlerine göre, ortalama
4 katı fiyatla alıcı bulabilmektedir.
Organik Tarımın Özelliği: Organik tarım, sözleşmeli
tarım esasına dayanır. Sözleşmeli tarım, planlı üretimin
gerçekleştirilmesi ve yetiştirilen ürünler için pazar
talebinin olması açısından önem kazanmakta, çiftçi ürettiği
ürünün satışından emin olmaktadır. Ayrıca, çiftçiye üretimin
nasıl yapılacağı konusunda danışmanlık hizmeti verilmesi
gerekmekte buda sözleşmeli üretimi gerektirmektedir. Böylece
çiftçi sözleşmeli olduğu işletmenin uzmanları veya danışmanları
tarafından bilgilendirilmektedir. 30 Haziran 1996 tarihinde
yayımlanan “Sözleşmeli Tarımsal Ürün Yetiştiriciliği ile
İlgili Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ” çerçevesinde sözleşmede
yer alacak hususlar, ödemeye ilişkin fiyat ve sözleşmemeye
uyulmaması halindeki durumlar belirlenmiştir.
Organik tarım, belli tekniklerle donanmış bir üretim
disiplinidir. Organik üretimin özelliği, her aşamasında
kontrollü olması ve ürünün sertifikalandırılmasıdır. Kontrol;
organik tarımın sözleşmeli tarım şekli olması itibariyle
üretimin başından sonuna kadar muntazam kayıtlar tutma,
üretim sürecini gözlem altına alma, gözlem sonuçlarını
rapor etme, ürünün organik niteliğini laboratuar analizleri
ile test etme ve denetlemedir. Sertifikasyon ise; bütün
kontrol yöntemlerini uygulayarak elde edilen organik ürünün
geldiği aşamanın belgelenmesidir. Hammadde halindeki organik
ürüne “hammadde Sertifikası”, işlenmiş ürüne “Organik
Ürün sertifikası” verilir.
Türkiye’de yetkilendirilmiş kontrol ve sertifikasyon
kuruluşları IMO(İzmir), BCS(İzmir), SKAL(İzmir), ECOCERT(İzmir),
ETKO(İzmir), EKOTAR(Mersin)’ dır. Bunlardan ETKO ve EKOTAR’ın
yerli kuruluşlardır.
Dünya Ticaretine Konu Olan Organik Tarım Ürünleri:
Yaş meyve-sebzeler, çorbalar, dondurulmuş gıdalar, su
ürünleri, şeker ve şekerli ürünler, bebek gıdaları, diyet
ürünleri, gıda katkı maddeleri, soslar, kuru ve sert kabuklu
meyveler, bakliyat, baharatlar, tıbbi ıtri bitkiler, yağlar,
et ürünleri, bal, peynir, un ve unlu mamuller ve bira,
şarap, meyve suları, kahve, çay gibi alkollü ve alkolsüz
içecekler sayılabilir.
Organik Besin: Ürün yetiştirmede kimyasal savaş
yerine biyolojik savaş (Kültür bitkilerinde zararlılar
ve yabancı otlar aleyhine yaşayan organizmaları kullanmak
suretiyle zararlı populasyonu ekonomik zarar eşiği altında
tutmak amacıyla yapılan çalışmalardır. Predatör: Zararlı
böcekleri yiyenler. Parazitoid: Zararlı böceklerin yumurtasını
yiyenler. Patojen: Zararlı böcekleri hastalandıranlar.);
suni gübre yerine organik gübre (fekaller-insan gübresi,
kompost-bitki ve hayvan kalıntılarının çürütülmesi, yeşil
gübreler-genelliklebaklagil bitkilerinin yeşilken toprağa
gömülmesi, şehir artıkları-çöp gübresi, guano-yarasa gübresi,
güvercin ve tavuk gübresi, kan, deri, boynuz ve tırnak
tozları vb.) kullanılması, hormon (büyüme ve gelişme olaylarını
yönlendiren, çok düşük yoğunlukta bile etkili olabilen
ve bitkilerde sentezlenerek taşınabilen maddelerdir),
sentetik koruyucu ve katkı maddesi içermeyen ürünlerdir.
Organik Tarımın Uygulanamayacağı Yerler: Ana yollara
1 km. mesafedeki tarım arazilerinde; ağır sanayi tesisleri,
reaktörler, hidrolik ve termik enerji santrallerine, maden
işletmelerine kentsel atıkların toplu olarak bırakıldığı
alanlara 3 km. mesafedeki tarım arazilerin de organik
tarım yapılamaz; çevre kirliliği açısından şüphe duyulan
alanlarda konu uzmanının raporu istenerek ve/veya sertifikasyon
kuruluşu tarafından karar verilir.
|