Her dönemin favorisi SİMİT

  • 17 Ocak 2016
  • Her dönemin favorisi SİMİT için yorumlar kapalı
  • 1.677 kez görüntülendi.
Her dönemin favorisi SİMİT

Şirketler cirolarını açıklamaya hazırlanırken, simit yine yılın en çok kazandıranı olmaya aday. Maliyeti ortalama 20 kuruş olan yerli fast-food, İstanbul’da seyyar satıcıya ayda 7 bin lira kazandırırken, belediyeler tezgahını 5 bin liradan kiralıyor. Şubesini açmak için ise 350 bin lira gerekiyor.

ORHAN ORHUN ÜNAL / SERBEST PİYASA

Şirketler milyonlarca liralık cirolarını açıklamaya hazırlanırken, cepteki ufak paralarla alınabilen simit yine bu yılın şampiyonu olmaya aday. Farklı çeşitleriyle birlikte günde 40 milyon kadar satılan simidin ekonomisi de kendi gibi iştah kabartıyor.

MAHALLE FAST FOOD’U DÜNYA MARKASI YOLUNDA

Memleketin ilk fast food’u, sokak aralarından çıkarak dünya çapında marka olma yolunda hızla ilerliyor. Türkiye’de ihracatın ortalama kilogram fiyatı 1.5 dolar iken, simitin kilogramı 18 dolardan satılıyor. Türkiye Fırıncılar Federasyonu’na göre 87 milyonluk ekmek üretiminden sonra simit geliyor.

1 METREKARELİK TEZGAHIN KİRASI 5 BİN LİRA

Sadece Kocaeli Belediyesi açtığı ihalede 1 metrekarelik simit tezgahını 4 bin liradan kiralarken, İstanbul piyasasında rakam 5 bin lirayı geçiyor. Ünlü simit zincirlerinin franchise bedeli 300 bin lira civarında. Sektördeki firmalardan sadece biri günde 650 bin kişiye satış yapıyor. İstanbul’da ise bir sokak satıcısının günlük rakamı, 2 bini geçiyor. Ayrım gözetmeden herkes tarafından tüketilme özelliğine sahip bu nadide ürün, ekonomik gücünü biraz da manevi değerinden alıyor. Bize de piyasasını sıcağı sıcağına servis etmek düşüyor.


SABANCI VE ONLARCA GİRİŞİMCİNİN İLK İŞİ

Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Bendevi Palandöken’e göre, simit az bir sermaye ve hazır durumdaki müşterisi ile hızla para kazanma garantisi veriyor. “Eskiden dar gelirlinin öğünü iken şimdilerde sosyetenin gözdesi” diyen Bendevi Palandöken “50 yıldır sokak aralarında satılan simit şimdilerde dünya markası olma yolunda ilerliyor. Milyonlarca dolarlık yatırım ve istihdam potansiyeli ile ciddi bir ekonomi. Sadece sokak piyasasında binlerce hanenin karnını doyuran geleneksel geçim kaynağı” diyor. Palandöken birçok önemli girişimci ve iş adamının mesleğe simit satarak başladığını, Sakıp Sabancı örneği ile hatırlatıyor. Hatta Anadolu esnafının oğullarına hayatın zorluklarını ve girişimciliği öğretmek için simit sattırdığını paylaşıyor. Bu da bize bir yerden tanıdık geliyor.

Ayda 6 bin lira kazanç

Taksim’de simit satan Ahmet Gülden 12 yıldır bu işi yaptığını anlatıyor. Gülden, 40 kuruştan aldığını söylediği simitlerden 60 kuruş kar sağlıyor. Ayda 6 bin lira kazanan Gülden, piyasada yeni yer bulmanın imkansızlığını sıcağı sıcağına anlatıyor: “Semtlere göre 500 ila 5 bin lira arasında aylık işgaliye parası verirsiniz. Kaçak çalışanı dahil herkesin yeri bellidir, elinizde tepsiyle bile şu sokaktan geçemezsiniz.”

YER KAVGASI BİTMEZ

Üsküdar’dan Hanifi Doğan “Zamanında zabıta ile az kavga etmedim, şimdi işgaliye parasıyla işimi yapıyorum” diyerek söze başlıyor ve ayda 7 bin lirayı bulan kazanç sağladığını paylaşıyor. 2 oğluyla bu işi yapan Doğan 1996 yılında başladığı mesleği için “İstanbul’da sokak sokak dolaştım, yer kavgası yaptım, yılmadım ama şu tezgah bizi hiç aç bırakmadı. Bir ara E-5’teki trafikte sattım. Orada en fazla 1 hafta barındırdılar, 3 saatte 200 tane sattığımı bilirim. Kısacası, Simit her daim sevildi” diyor.


Bizde 1 Avrupa’da 5 TL

Simit aynı zamanda onlarca irili ufaklı kurumsal firmaya da ilham kaynağı oldu. Simidi dünyaya bir marka olarak taşıyan Simit Sarayı 320 mağazasında günlük 650 bin adetlik satışın yanında yıllık 500 milyon dolarlık ciroyla faaliyet gösteriyor. Firma, 17 ülkede 70’i aşkın mağazaya ulaştı. Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Okutur, Türkiye’de 1 TL’ye satılan simidi, kilogramı 18 dolardan ihraç ettiklerini anlatıyor. Okutur, ABD, Suudi Arabistan ve Hollanda gibi ülkelerde Türk simidinin çok sevildiğini paylaşıyor. Farklı defalar hayallerinin peşinden gittiğini belirten Okutur açıklamasında şunları söylüyor: “Geldiğimiz noktada fiyatı ABD’de 1.5 dolar, İngiltere’de de 1.5 pound, AB’de ise 1.5 euro. Türkiye’de ihracatın ortalama kg fiyatı 1.5 dolar, biz simidi kilogramı 18 dolardan satıyoruz.”

Siz ofiste ben deniz kenarında

İstanbul Tophane’de taş fırın simitlerini satan İsmail Yıldız, okul harçlığını çıkarmak için simit satmaya başladığını anlatıyor. “Tokat ‘tan geldik, baba mesleğim ilk zamanlar küçümsenirdi. Şimdi öyle mi, baş tacı edildi“ diyor. 30 yıllık ekmek teknesi sayesinde 3 çocuk okuttuğunu söyleyen Yıldız, elindeki nimetin kıymetini bilenlerden. Aylık kazancının 5 bin lirayı bulduğunu anlatan Yıldız’ın sözleri adamı istifa ettirir: “Siz ofislerinizde oturup saat 6 olsun diye beklerken, ben geçen günün tadını çıkarıyorum. Oturuyorum deniz kenarında, küçük tüpüm yanımda, çayım demlenir. Her sabah 7’de buradayım. Baharı, kışı, yokluğu, varlığı görüyorum. Allah’ıma çok şükür, çok şükür.”

Sokaktan lüks mekana

Araştırma şirketi Nielsen’in raporuna göre Türkiye’de hızlı tüketim ürünleri pazarı (sigara ve alkol hariç), ilk 11 ayda yüzde 13’lük ciro büyümesi kaydetti. Ülkemizde özellikle 2000’li yıllarda dar gelirli öğününü, sokaktan kafelere taşıyan simit mekanlarının sayısı binleri buluyor. Bayilik için ise on bin ila 350 bin TL arasında bir sermaye gerekiyor. Mekanın kalitesine göre, simit ustalarının kazançları da 2 bin ila 5 bin lira arasında değişiyor. Yok olma tehlikesinde olan taş fırın simit ustalığı ise son yılların en çok aranan mesleklerinden biri olarak gösteriliyor.

Haberin sonunu bu sefer sen yaz

Okul kantininde, hastane bahçesinde, sıkışan trafikte, cebindeki son parada, sevdiğinin yanında kısacası her yerde simit. Anlayacağınız, her dönemin favorisi unvanını fazlasıyla hak ediyor. Serbest Piyasa’nın 3 yıllık yolculuğunda en çok istek alan konusuydu simit. Babanızın ‘Bu çocuk adam olmaz ‘diyerek okul tatillerinde sattırdığı simidi nasıl anlatır insan? Nasıl bitiririz haberi? Ben kağıda dökülen susamları temizleyip, geleceğin Sakıp ağası olamadığıma yanarken bu sefer haberin sonunu sen yaz okuyucu. Nasılsa sana ait çok şey var. Elinde çay, dilinde sevdiğin şarkı, yamacında ben. Elini de korkak alıştırma, yaz gitsin.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ