“Saatsiz bomba”

  • 01 Şubat 2015
  • “Saatsiz bomba” için yorumlar kapalı
  • 1.083 kez görüntülendi.
“Saatsiz bomba”

Gıda ürünlerinin çoğu, tüketim aşamasına gelmeden önce, kendilerine özgü belli süreçler geçirirler. Her gıda ürünü, kaynağından başlayarak, fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik özelliklerine, kullanım amacına, tüketici beklentilerine ve benzeri kriterlere göre az veya çok farklı işlemlerden geçer. Bu işlemler sırasında gıda güvenliğini tehlikeye atabilecek; insan, ortam ve ekipman kaynaklı bir çok risk ile karşı karşıya kalırlar. Bu riskleri en aza indirmek ve risklerden arındırılmış ve tüketime uygun ve güvenilir gıda üretebilmek için ISO22000, HACCP, BRC, GMP, GHP gibi farklı gıda güvenliği kalite standartları kullanılmaktadır.

Gıda ürünlerinin tam güvenliğini (gıdanın zararlı mikroorganizma ve zehirli madde içermemesi özelliğini) tehdit eden önemli kaynaklardan birisi de pest (zararlı) varlığı ve pest kaynaklı bulaşma riskleridir.  Bu risk o kadar büyük ve farkında olunamayan, sinsi bir tehdittir ki, gerçekleşmesi durumunda en başta güven ve itibar olmak üzere, bir firmanın yılların birikimi olan tüm maddi ve manevi tüm değerlerini bir anda yok edecek süreci başlatabilir. Nasıl ki “yangın riski”, ani ve öngörülemez, çok yıkıcı bir tehdit ise,  gıda işletmelerinde de “zararlı tehdidi” o kadar ve hatta daha yıkıcı ve daha tehlikeli bir durumdur. Hatta bu tehdit, yangından farklı olarak firmanın sadece şu anki varlığını değil, geleceğini de yok edebilir.

“Marka değeri önemlidir”

Bir gıda firmasının bir miktar emek ve sermaye koyarak ürettiği ve tüketime sunduğu son ürünün,  müşteri gözünde bir konumu vardır, ürün kendine göre bir alınabilirlik değeri, bir itibar taşımaktadır. Ürün rafta kendine özgü bir yer edinmiştir. Daha da önemlisi bu ürün bir marka değeri taşımaktadır. Eğer bu ürün kendi üzerinde, içinde veya paketinde, “zararlı varlığı”nı ima edecek, bir emare, bir iz, bir işaret taşıyor ise (sinek, böcek, kemirgen vs) “saatsiz bombanın” fitili ateşlenmiş olur ve bu bombanın nerede, ne zaman patlayacağı belli değildir ancak, en çok kime zarar vereceği bellidir.

Bu nedenle zararlılarla mücadele uygulamalarının mutlaka yapılması, ancak mutlaka gerektiği şekilde ve tekniğine uygun yapılması gerekmektedir.

Boş yangın tüpü, su olmayan yangın hattı, açılmayan acil çıkış kapısı yangın önlemede ve yangın sırasında ne kadar önemli ise; tekniğine uygun olmayan zararlı mücadelesi de daha vahim sonuçlar verebilir. Çünkü yangındaki maddi kaybınız sigorta vs ile bir şekilde yerine konabilir, sigorta poliçeleri genelde yangını kapsar. Ancak marka itibarınız giderse her şeye baştan başlamanız gerekir.

Günümüzde gıda güvenliğini tehdit eden tüm riskler, bilinen kalite sistemi uygulamaları ile kontrol altına alınabilmektedir. Gıda güvenliğinin önemli bir ayağını oluşturan zararlı mücadelesinde, günümüzde IPM (Integrated Pest Management-Entegre Zararlı Kontrol Yönetimi) yönteminin daha etkin sonuçlar verdiği görülmüştür. Bu yöntemde zararlı mücadelesi, yangın önleme sistemlerindeki gibi bir koruyucu önlemler bütünü olarak değerlendirilmekte, zararlılar zarar vermeden önlem alma mantığına dayanmaktadır. Diğer taraftan herhangi bir bulaşma olduğunda da gerekli uygulamalar etkili bir plana bağlanmaktadır.

Entegre Zararlı Mücadelesi Yönetiminin etkinliği, koruyucu fiziksel önlemlerle zararlıların ortama girişinin engellenmesi, önlemlere rağmen girmesi durumunda da zararlının varlığını sürdüremeyecek ve çoğalma imkânı bulamayacak ortamların sağlanmasına bağlıdır.  Bu sayede risk en başta kontrol altına alınabilir, kontrole tabi alan içerisinde ortaya çıkması durumunda da problem en kısa sürede çözülebilmekte ve Kontrol süreci, en az maliyetle yönetilebilir ve takip edilebilir olmaktadır.

Gıda üretim alanlarında olması gereken temel fiziki gereklilikler, Entegre Zararlı Mücadelesi (IPM) yönetiminin önemli ve öncelikli bir şartıdır.

Örnek uygulamalar:

  • Bahçe duvarı toprak altı ve üst mesafesinin yaklaşık 1 m olması
  • Bahçe duvarı kenarlarının 1 m derinliğinde 5 m eninde çakıl taşı uygulaması
  • Kapı altlarının korumalı olması ve dışa açılıyor olması
  • Binaya girişin çift kapılı olması
  • Dikey perde uygulaması
  • Zeminlerin yekpare kaplama olması
  • Giderlerin tek yönlü ve korunaklı olması
  • Keskin köşe ve su birikintisi alanları olmaması
  • Her noktanın ulaşılabilir ve temizlenebilir olması

–    Ulaşılamayan alanların izole edilmesi (kablo kanalları)

  • Üretim alanında açılır pencere olmaması
  • Havalandırma kanallarının uygun olması
  • Çöp kutuları ve alanlarının bakım ve temizliği
  • Sosyal alanların bakım ve temizliği
  • Aydınlatma uygunluğu

Zararlı mücadelesi uygulamaları,  konunun eğitimini almış ve asıl çalışma alanı zararlı mücadelesi olan profesyonel personel tarafından yapılmalıdır. Özellikle gıda işletmelerinde zararlı mücadelesi, bu alanda uzmanlaşmış ve bilgi ve tecrübesi test edilmiş uzmanlarca yapılmalıdır. Aksi takdirde işletme, yukarda bahsedilen risklerin tamamına açık halde kalabilir.

“Risk alma lüksümüz yok”

Günümüzde gıda işletmelerinin en vahim yanılgısı;  “her ay ilaçlama yaptırıyoruz” şeklinde ifade edilen saatsiz bombanın üzerinde oturmaktır. Gıda işletmelerinde esas olan zararlıların, zararlı olma riskinin önlenmesidir. Tek başına ilaçlama uygulamalarının hiçbir zaman riski önlediği ve sorunu çözdüğü görülmemiştir. Belki var olan sorunu geçici bir süre görünmez kılabilir. Ancak sorun genelde katlanarak büyümeye devam eder. Ta ki sonunda müşterimiz ve tüketicimiz, “zararlılarla mücadele edemeyişimize” şahit olana kadar. Zararlılarla mücadelede ilaç kullanımı “Entegre zararlı mücadelesinin çok az bir bölümüdür. Ayrıca bu amaçla kullanılan ilaçlar da gıda ve insan bulunan ortamlarda kullanıma uygun, koruyucu alan oluşturma ve takip amaçlı özel ilaçlardır. Tarım ilaçlarının gıda işletmelerindeki zararlı mücadelesinde kesinlikle yeri yoktur.

Entegre zararlı mücadelesi, mevcut durum risk analizi ile başlamalı, işletme açısından en riskli zararlı grubu ne ise öncelik olarak o gruptan başlayarak yapılmalı ve diğer tüm zararlı gruplarını da kapsamalıdır. İşletme içerisinde mutlaka bu operasyonu takip eden ve raporlayan bir sorumlu (veya ekip)  olmalıdır.

Eğer gıda üretimi yapan işletmeniz varsa zararlılarla mücadele konusunu, tekrar ve ciddi biçimde analiz etmenizde geleceğiniz açısından çok büyük yarar vardır.

Ömer Şengül

Gıda Y.Mühendisi

omerseng@gmail.com

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ