Urfalı Fırıncının Çilesi
Bir başka fırıncı esnafımız sosyal hayatılarının olmadığını vurgulayarak şunları dile getirdi, “Milletin tepsisini isotunu pişiriyoruz. Yine de yaranamıyoruz. Sosyal hayatımız yok. Arkadaşlarımızdan özür dileyerek söylüyorum, hayvan gibi gelip hayvan gibi gidiyoruz. Ne sosyal hayatımız ne de sosyal güvencemiz var. Yetkililer bize el uzatsın.”
Ekmekten çok başka şeyle pişirmek zorunda kaldığını belirten bir esnafımız ise bıkkınlığını şu sözlerle diler getirdi. “Sabah erken gelip, tepsi, biber patlıcan pişiriyoruz. Bir milletin suyunu ısıtmadığımız kaldı. Rezillik, Urfa’da fırıncılık yapılmaz.”
Yetkililerin denetimsizliği ve vurdumduymazlığını dile getiren bir esnafımız ise şunları söyledi, “İki yıldır yanıbaşımızda fırın açılmış. Belediye Başkanı hallederim dedi. Halletmedi. 20 tane dilekçe verdik. Dilekçelerin numaraları yanımda. Sorun çözülmedi. Gelen müşteri orada ekmek 30 kuruş- 35 kuruş diyor. Ekmek satamıyoruz…Her şeyimiz 4 dörtlük, maliye gelip bize ceza kesti… 2 Yıldır açılan fırına gitmişler, yeni açtık demişler. Ceza kesmemişler. Gelip bize kestiler. Gücü yeten yetene… Evlere kadar tepsi götürüyoruz. Diğer fırın daha ucuza ekmek veriyor ya sizde verirsiniz ya da ekmek almayız diyorlar. Bizden şimdi tüm tezgahı mermer yapmamızı istiyorlar… Bin beşyüz lira masraf durduk yerde… Zaten fırındaki her yer çelikten yapılmış. İşler kötü olduğu için oğlumu askere gönderemiyorum…”şeklinde konuştu.
Fırın esnafı, ekmek haricinde ücretsiz hiçbir şey pişirmek istemediğini ve izinsiz, ruhsatsız açılan fırınların kapatılmasını istedi.
