Bademden yulafa, soyadan bezelyeye... Yeni nesil içecekler gerçekten süt mü, yoksa bitkisel bazlı fonksiyonel içecekler mi?

Yıllar önce Libya’da bir pizzacıda masama gelen beyaz içeceği ayran sanıp, ilk yudumu aldığımda yaşadığım o şaşkınlığı dün gibi hatırlarım; ekşi ve tuzlu bir ferahlık beklerken, damağımı bademin o asil ve aromatik tadı kaplamıştı. Marketlerde üçer, beşer kiloluk bidonlarda satıldığını gördüğümde bu bitkisel beyazlığın o kültürdeki yerini anlamıştım. O yıllarda bu işin ticaretine niyetlenip, memlekette bu iş tutar mı araştırmalar yaptım. Alttan gelen o güçlü dalgayı henüz hissetmeyenler, "Biz domatesi çok severiz ama domates suyu içmeyiz, bu iş tutmaz" diyerek hevesimi kırmışlardı.

Günün sonunda bildiğimiz işe, unlu mamullere devam ettik. Gıda teknolojisi yerinde durmadı bugünün market raflarına baktığımızda; bademden yulafa, soyadan Hindistan cevizine, kadar uzanan “bitkisel süt" raflarıyla karşı karşıyayız. Öyle ki, artık bu kaynaklardan üretilen bitkisel yoğurtlar raflarda yok satıyor.

Peki, her sabah kahvemize damlattığımız, smoothielerimize baz yaptığımız bu yeni nesil içecekler tam olarak nedir? Nasıl üretilirler? Ve en önemlisi: Bunlar gerçekten süt müdür, yoksa birer meyve/tohum suyu mu?

Gıda mevzuatları ve terminoloji açısından bakarsak, Avrupa Birliği ve Türk Gıda Kodeksi bu konuda oldukça katıdır. Mevzuata göre "Süt" kelimesi yalnızca memeli hayvanlardan elde edilen salgıyı ifade edebilir. Bu yüzden marketteki kutuların üzerinde "Badem Sütü" yerine "Bademli İçecek" yazar.

Peki, teknik olarak bu ürünler birer meyve/tohum suyu mudur?

Tam olarak değil. Klasik bir meyve suyu (örneğin elma veya portakal suyu), meyvenin sıkılmasıyla elde edilen berrak, şeker ve asit ağırlıklı bir sıvıdır. Bitkisel sütler ise su, yağ ve proteinin kararlı bir emülsiyon oluşturduğu, fiziksel ve kimyasal yapısıyla meyve suyundan ziyade hayvansal sütün yapısını taklit eden "süspansiyon bazlı fonksiyonel içecekler"dir.

…………………………………………………………………

Rafın Yeni Ürünleri

Soya Sütü: Bitkisel sütlerin atasıdır. Protein oranı bakımından inek sütüne en yakın (%3.3 civarı) alternatiftir ve amino asit profili oldukça dengelidir.

Badem Sütü: Kalorisi en düşük, aroması en baskın olanlardan biridir. E vitamini yönünden zengin olsa da protein oranı soyaya göre oldukça düşüktür.

Yulaf Sütü: Son yılların kahve baristası dostu! İçindeki nişasta sayesinde köpürme yeteneği çok yüksektir. Doğal bir tatlılığa ve kremsi bir dokuya sahiptir.

Hindistan Cevizi Sütü: Yoğun yağ dokusu ve egzotik kokusuyla öne çıkar. Genellikle mutfakta yemek ve tatlı bazlarında tercih edilir.

Bezelye Sütü: Sektörün en yeni ve çevreci oyuncusu. Sarı bezelyeden üretilir. Alerjen riskinin sıfıra yakın olması ve yüksek protein içeriğiyle (inek sütüyle eşdeğer) geleceğin parlayan yıldızıdır.Avrupa ve Kuzey Amerika pazarlarında hızla yaygınlaşan ürünlerden biridir.

………………………….

Kavun çekirdeği sütü

Mevsimi gelmişken size bir tavsiyem . Kavun çekirdeği sütünü mutlaka deneyin. Pek bilinmeyen ama oldukça değerli içeceklerinden biridir. Üstelik evde hazırlaması son derece kolaydır. Kavun çekirdeklerini bir gece suda bekletip blenderdan geçirdikten sonra süzmeniz yeterlidir. Hafif aroması, doğal lezzeti ve besleyici yapısıyla özellikle yaz aylarında farklı bir alternatif olabilir.